Kıssadan hisse anlatır gibi anlatayım;
Vatandaş 2023 yılında Bizim Beyefendinin Su Kanalizasyon İdaresi’ne abone olmuş.
Vatandaşın su kullanmak için abone olmanın karşılığında o gün itibariyle aldığı ödeme makbuzundaki gider kalemleri şöyle:
Teminat bedeli.
Tesisat ücreti.
Su Katılım Payı.
Kanalizasyon katılım payı.
Sözleşme bedeli.
KDV % 18
TOPLAM : 3250 TL.
Parayı trink diye almış Su Kanalizasyon İdaresi (SKİ) vatandaşın makbuzunu da vermiş.
Makbuz vermiş ama verdiği makbuzun fatura yükümlülüğü taşıyıp taşımadığı yine belli değil.
Ama günümüzde dağıttığı bildirim pusulasında yer vermediği Vergi Dairesi numarası abone makbuzunda yer almış ne hikmetse ama mesele Gelir İdaresi’nin sorunu bizim meselemiz değil.
Sonuçta malum idare abone yapmış, parasını peşin olarak almış.
Alır hakkıdır.
Karşılığında hizmet verecektir.
Ama merak konusudur:
Tesisat ücreti almak nedir?.
Almaması gerekir.
Zaten idarenin abonelerine verdiği bilgi notlarında şöyle bir uyarı var;
“Şehir şebekesinden binaya kadar döşenecek veya döşenmiş olan içme suyu kanalizasyon tesisatının inşa ve bakım masrafları aboneye aittir.”
Diyelim ki sayaç parasıdır.
O zaman öyle yazarsın.
Abonelik iptalinde de vatandaş alıp götüremiyorsa sayaç parası ibaresi ile sayaç ücretini iade edersin.
Su katılım payı alınıyor abone olurken.
Vatandaşta zaten senden su talep ediyor ki; kullandıkça ödeyecek, ödüyor.
Ortak olmuyor.
Su katılım payı nedir kardeşim.
Yanına kanalizasyon katılım payını eklemişler.
O iş içinde mi sayaç takıyorsunuz yoksa.
Üstelik ciddi rakamlar bu iki kalem ücretleme.
Teminat bedeli var.
Sözleşme bedeli var.
Bir koyundan kırk kürk çıkarma halleridir SKİ’nin yaptığı.
Hadi yaptın diyelim.
Hepsini de yasaların bir ucuna bağlayıp akladın pakladın, hukuki zemine oturttun.
Gelirken 3250 TL aldığın aboneye 4 yıl sonra giderken 750 TL iade etmeyi nereye oturtacaksın kardeşim.
Hangi etik zemine, hangi ahlaki düşünceye göre bu uygulamayı yapıyorsun.
Dillerden düşürülmeyen sosyal belediyecilik kavramının neresine uyduracaksın alırken zamlı, verirken indirimli düzenindeki bu anormal alışverişi.
Vatandaşı cendereye sokacaksın.
Fahiş fiatlarla abone yapacaksın.
Anormal su ücretlerini sözde faturalandırıp vatandaşın içtiği suyu her bildirimde burnundan getireceksin.
Sıfır kullanıma bile ödeme bedeli çıkartacaksın
Sonra o parayla bedava çorba dağıtacaksın.
Yandaşlara, yoldaşlara sudan ucuz yemek dağıtmakla övüneceksin.
Adına da sosyal belediyecilik deyip makyajlayacaksın.
Önce Su’da yapacaksınız o sosyal belediyeciliği efendiler Su’da.
Bertaraf bedeli uydurukluğunda yapacaksınız.
Gerçek sosyal belediyecilik uygulamalarında yapacaksınız.
Milletin parasıyla sofralar kurmayacaksınız.
Bir zamanlar biri şöyle bir laf etmişti su ücreti için:
“Gerekirse mahkemeye gider zam yaparım.”
Sosyal belediyeciliğin beli o zaman kırılmıştı.
Hala da kırık anladığım kadarıyla.
Vay ki, vay!..
**
Sevdiğim Laflar:
“ALMA MAZLUMUN AHINI, ÇIKAR AHESTE AHESTE!..”