Mersin’in Silifke ilçesinde bulunan ve uluslar arası sözleşmelerle koruma altında olmasına rağmen sürekli yangınlara sahne olan Göksu Deltası için avukatlar önemli birsoruyu gündeme getirdi: “Göksu Deltası bile isteye mi korumuyor?”
Uluslararası Ramsar Sözleşmesi ile korunan Göksu Deltası'nda, ardı arkası gelmeyen yangınlar çıkıyor.
Kuş göç yollarının kalbi olan ve birçok göçmen kuş açısından önemli bir sulak alan olarak 300'ün üzerinde kuş türüne ev sahipliği yapan delta, aynı zamanda Akdeniz'de yasayan iki kaplumbağa türü olan Caretta Caretta ve Chelonia Mydas’in halen yumurtalarını bıraktığı nadir bölgelerden biri olmakla birlikte, yumuşak kabuklu Nil Kaplumbağasının da yuvalama alanlarından.
Ayrıca Türkiye’nin doğal zenginliklerini koruma amacıyla bazı bölümleri sit alanı olarak ilan edilen delta, yaban hayatın merkezi.
Ramsar Sözleşmesi ve birçok statü kapsamında koruma altına alınmış olan, önemli mahiyetteki Göksu Deltası korunamamakta ve üst üste yangınlara konu olmakta.
Son olarak bölgeye giden avukatlar, “Göksu Deltası bile isteye mi korumuyor?” sorusunu sorarak, iktidara önemli bir seslenişte bulundu!
Mersin Barosu Kent ve Çevre Komisyonu Başkanı Derya Demir, “Taşucu Limanı ve art sahası 2016’da alınan bir kararla Göksu Deltası sulak alanı sınırları dışında bırakılmış ve sanayi-lojistik alanı ilan edilmişti. 2021 yılında limanın özelleştirilmesiyle birlikte Göksu deltası için kaygılanmaya başlamıştık, bu konudaki hukuk mücadelesi sürerken şimdi ardı ardına çıkan yangınlar endişemizi artırmaktadır.
Göksu Deltası’nın yok olmasına göz yumanları, doğanın ve tüm canlıların yaşam hakkını hiçe sayanları kınıyoruz. Bütün bu yaşananlar Göksu Deltasının bile isteye korunmadığı şüphesini artırmaktadır” diyerek kamuoyunun dikkatini çekmeyi başardı.
Şimdi bu soru daha yüksek sesle sorularak cevabı aranmalı.
Mersin hatta Türkiye bu sorunun cevabının peşine düşmeli!
Çünkü Göksu Deltası bir dünya hazinesidir!