20:16   MERSIN’DE GAZETECILER IÇIN EYLEM YAPıLDı    20:15   BEŞIKCI MAHALLE ZIYARETLERINI SÜRDÜRÜYOR    20:14   MERSIN’DE UYUŞTURUCU OPERASYONUNA 5 TUTUKLAMA   20:13   TORBACıLARA OPERASYON    20:12   JANDARMA GENEL KOMUTANı ÇARDAKCı’DAN AKKUYU NGS’YE ZIYARET   20:07   MERSIN’DE KAÇAK AVCıLıĞA GEÇIT YOK   20:02   29 EKIM’E ÖZEL KONSER    19:22   ‘ANNE ELIMI BıRAKMA’ OYUNU YÜREKLERI DAĞLADı   17:15   EV ÇÖKTÜ, 40 KİŞİ TAHLİYE EDİLDİ    17:14   BAŞKANVEKILI DUTLU’DAN BELEDIYE BIRIMLERINE ZIYARET   17:13   BEŞIKCI’DEN MGC’YE ZIYARET    17:12   MESEM SORUŞTURMASıNDA 12 ŞÜPHELI TUTUKLANDı   17:02   MDOB ’PAN’ıN SON DANSı’Nı SAHNEYECEK   17:01   ESKI CUMHURBAŞKANDAN KıBRıS İLKOKULUNA ZIYARET   17:00   MILLI SANTRANÇÇıDAN NATO’DA ÜÇÜNCÜLÜK    16:59   ÖZEL SPORCULARA IZIN VERILDI   15:59   ALI BOLTAÇ CHP’DEN ISTIFA ETTI    15:59   MERSIN OSB’DEN MTSO’YA ZIYARET    15:55   UYUŞTURUCU SATıCıLARıNA GEÇIT YOK    15:55   ’HER MAHALLE BIR MERSIN’  
 
   
 
Pınar Bayrak ve katledilen tüm kadınlar için adalet

 

Tarih : 8 Kasım 2024 Cuma 16:09

Mersin’de 3 Ağustos’ta Ziya Ecer isimli erkek tarafından katledilen Pınar Bayrak davasının 2’inci duruşması öncesi Adliye önünde bir araya gelen Mersin Kadın Platformu bileşenleri sivil toplam kuruluşlarının temsilcileri, “Pınar Bayrak ve katledilen tüm kadınlar için adalet” çağrısı yaptı. 

 

“PINAR YILLARCA ZİYA ECER TARAFINDAN SİSTEMATİK ŞİDDETE MARUZ KALDI”

Platform adına bir basın açıklaması yapan Mimoza Kadın Derneği Başkanı Çiğdem Göksoy, 25 Kasım’a giderken Mersin’de erkek şiddeti ile katledilen Pınar’ın duruşmasını takip etmek, “erkek adalet değil gerçek adalet” taleplerini yükseltmek için burada olduklarını söyledi.

‘Pınar Bayrak 3 Ağustos’ta dini nikahlı olduğu Ziya Ecer tarafından katledildi. Pınar yıllarca Ziya Ecer tarafından sistematik şiddete maruz kaldı” diyen Göksoy, “Bugün 2. duruşması görülen Pınar Bayrak'ın davası, her kadının hak ettiği temel güvenliği, yaşam hakkını ve eşitliği talep eden kadınların çığlığıdır.

 

“ÜLKEMİZDE KADINLARIN CAN GÜVENLİĞİ, SAVUNMASIZ VE KORUNMASIZ”

Ülkemizde kadınların can güvenliğinin ne kadar savunmasız ve korunmasız olduğunun bir göstergesi. Hemen her gün kadınların yaşam hakkı gasp edilirken, sadece bireysel faillerden değil, cezasızlığı teşvik eden politikaların sahibi olan erkek - devletten de hesap sormak için buradayız. Türkiye’de sadece Ekim ayında 48 kadın cinayeti 23’de şüpheli kadın ölümü olmak üzere toplam 71 kadın erkekler tarafından katledildi. 

 

“KADINLARIN YAŞAM HAKLARINI KORUYACAK ETKİLİ BİR YASAL VE TOPLUMSAL DÜZENLEME YAPMAK, DEVLETİN SORUMLULUĞUDUR”

Kadın cinayetleri her geçen gün artarken, iktidarın bu cinayetlerle mücadelede yetersiz kalması, adaleti tesis etme konusundaki eksiklikleri kabul etmemiz mümkün değildir. Bu ülkede kadınların yaşam haklarını koruyacak etkili bir yasal ve toplumsal düzenleme yapmak, devletin sorumluluğudur. Ancak bu sorumluluk sürekli olarak ertelenmekte, ‘aile içi mesele’ gibi etiketlerle kadınlar göz göre göre ölüme ve şiddete terk edilmektedir. Cezasızlık politikaları, kadın katillerini adeta koruma altına almakta ve onları cesaretlendirmektedir. Kadına yönelik şiddet, yalnızca bir cinayetle sınırlı değildir. Yıllarca süren görünmeyen bir şiddetin, baskının ve kayıtsızlığın sonucudur.

Türkiye'de her gün birçok kadının karşılaştığı kayıtsızlık, devletin şiddetle mücadeledeki yetersizliği, toplumsal algının kadını 'niteliksiz' bir varlık olarak görme alışkanlığıdır.

 

“BİNLERCE KADININ YAŞAMINI YİTİRMESİNE YOL AÇAN SİSTEMATİK CEZASIZLIK POLİTİKASININ BİR SONUCUDUR”

Bu katliam hepimizi derinden etkileyen, kadınların toplumsal varlıklarının sürekli tehdit altında olduğunu hatırlatan bir duruma dönüşmüştür. Caydırıcı olmayan cezalar, bir kadın cinayetinin ardından faillere ‘iyi hal indirimi’ adı altında verilen ödüller, şiddet uygulayan erkeklerin adeta sırtını sıvazlamaktadır. Kadınlar, yaşadıkları şiddeti bildirdiklerinde çoğu zaman destek görmek yerine suçlanmakta, koruma talep ettiklerinde karakollardan geri gönderilmektedir. Bu ihmaller, Pınar Bayrak ve daha binlerce kadının yaşamını yitirmesine yol açan sistematik cezasızlık politikasının bir sonucudur” dedi.

 

“İKTİDARIN KAYITSIZLIĞI, KADINLARIN YAŞAMINI DEĞERSİZLEŞTİREN BİR SİSTEM İNŞA ETTİ”

İktidarın kadın cinayetlerini önleme konusundaki kayıtsızlığının, kadınların yaşamını değersizleştiren bir sistem inşa ettiğini de vurgulayan Göksoy, İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmek gibi adımlar atılmasının, kadına yönelik şiddetle mücadelede geri adım atan iktidarın, kadınları şiddetin pençesine daha savunmasız bir şekilde terk ettiğini aktardı.

“Bizler, bu katliamların münferit olaylar olarak görülmesini reddediyoruz” diyen Kemal Göksoy, “Kadın cinayetleri politiktir. Erkek şiddetinin son bulması için devletin toplumsal cinsiyet eşitliğini esas alan politikalar geliştirmesi, önleyici politikalar geliştirmesi gerekmektedir.

 

“KADINLARI BU TOPLUMDA EŞİT VE ÖZGÜR BİREYLER OLARAK TANIYACAK BİR SİSTEMİN İNŞA EDİLMESİ İÇİN MÜCADELE EDECEĞİZ”

Katillerin yalnızca cezalandırılması değil, kadınları bu toplumda eşit ve özgür bireyler olarak tanıyacak bir sistemin inşa edilmesi için mücadele edeceğiz. Pınar Bayrak ve katledilen tüm kadınlar için devleti derhal etkin yasal düzenlemeler yapmaya ve İstanbul Sözleşmesine dönerek 6284’ü etkin kullanarak bugün bu mahkemeden çıkacak karar ile kadınların yaşam hakkını korumaya çağırıyoruz.

Kadınların eşit ve özgür bir yaşam sürmeleri için bu toprağın her köşesinde mücadele etmeye devam edeceğimizi belirtiyoruz. Pınar için adalet sağlanana kadar susmayacağız. Yaşasın kadın dayanışması” diye konuştu.






Etiketler :  

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır.

 
 
 

 




 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
yukselhaber.com © Copyright 2020-2026 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA